|
________________________________________
E - EDEBİYAT / AĞUSTOS '06 / @POSTA-İLETİŞİM
________________________________________
Çığ'a ödülünü Mersin Valisi Hüseyin Aksoy verdi.
Mersin Arkeoloji Günleri
Çığ'a 'Kültürel Mirasa Katkı' ödülü verildi
ABİDİN YAĞMUR
MERSİN - İçel Sanat Kulübü'nün düzenlediği 11. Mersin Arkeoloji Günleri'nde Türkiye'nin ilk kadın arkeologlarından Muazzez İlmiye Çığ 'a ''Kültürel Mirasa katkı" ödülü verildi. İlki 1995'te düzenlenen Mersin Arkeoloji Günleri'ne katılan çeşitli üniversitelerden 12 bilim insanı Tarsus, Yumuktepe, Kalenderis (Aydıncık), Olba, Korykos, Soli Pompeipolis, Elalusse Sebastia kazıları hakkında arkeoloji meraklılarına bilgi verdi. Oturumların ardından, İçel Sanat Kulübü'nce ''Kültürel Mirasa Katkı Ödülü'' ne değer görülen Çığ'a ödülü Mersin Valisi Hüseyin Aksoy tarafından verildi. Türkiye'nin hiç arkeoloğunun olmadığı dönemleri de, Türk arkeologlarının başarılı çalışmalara imza attığı dönemleri de gördüğünü belirten Çığ, '' Atatürk 'ün arzusu, arkeolojinin sadece devletin değil, tüm toplumun, basının gündeminde olmasıydı. İçel Sanat Kulübü, 11 yıldır düzenlediği bu etkinlikle Atatürk'ün ülküsünü gerçekleştirmiştir'' diye konuştu.
Cumhuriyet 09.10.2006
İKİ YARIŞMA
______________________________________________
Sunullah Arısoy Şiir Ödülü
1 Ocak 2006 günü ile 31 Aralık arasında yayımlanmış şiir kitabı ya da kitap oylumunda şiir dosyasıyla başvurulabiliyor.
Katılmak isteyenler, altı örnek ile Sunullah Arısoy Kitaplığı, KEGEV Özel O.Naci
Akdoğan Okulları, Söke Yolu Üzen, 8. Km. Demirköprü Mevkii, 09400, Kuşadası - Aydın
adresine başvurmaları gerekiyor.
Cemal Süreya Şiir Ödülü
Bu yılın ödülleri Ekim 2005 ve Eylül 2006 günleri arasında yayımlanan şiir kitabıyla şiir dosyasına verilecek.
Katılmak isteyenler kimlik ve adres bilgileriyle birlikte 16 Ekim 2006 gününe değin
altı tane yapıtıyla şu adrese başvurması gerekiyor:
Karslı Ahmet Cad., Başak Blok., No. 7, Icerenköy - İstanbul. Tel: 0216 469 58 87
Kuşadası edebiyatla buluştu
Bu yıl 3.'sü düzenlenen Kuşadası Öykü ve Şiir Günleri kapsamında gerçekleştirilen etkinlik, sanatseverleri edebiyatla buluşturdu.
Tarihi İlçe Halk Kütüphanesi'nin toplantı salonunda düzenlenen etkinliğin onur konukları, ünlü Sümerolog Muazzez İlmiye Çığ, edebiyatçı ve müzik adamı Ahmet Say, izleyenlerin ilgi odağıydı. Diğer onur konuğu Turgut Özakman ise rahatsızlığı nedeniyle etkinliğe katılamadı. Selim Esen'in genel koordinatörlüğünü üstlendiği Öykü ve Şiir Günleri'nde, "Roman'da Türk Tarihi", "Komşu Edebiyatı", "Ankara ve İzmir'de Edebiyat Hareketleri" ile "Çocuk-Gençlik ve Edebiyat" konularında paneller, gerçekleştirildi. Öyküler ve şiirler seslendirildi. Bir şölen havasında geçen etkinlikte, "Bazıları Onlara Levanten Diyor" adlı belgesel film de izleyenlerden övgü aldı. Ünlü yazar Muzaffer İzgü'nün çocukluğunu konu alan "Zıkkımın Kökü" filmse özellikle çocuk izleyicilerin beğenisini topladı.
Düzenleme kurulunu; Talat Avcı, Sultan Su Esen, Burhan Günel, Etem Oruç, Tuncer Uçarol ve Belma Özgün'ün oluşturduğu Kuşadası Öykü ve Şiir Günleri'ne şu isimler katıldı:
Bilgin Adalı, Aytül Akal, Alper Akçam, İzbudak Akıncı, Talat Avcı, Lütfiye Aydın, Abdülkadir Budak, Aydın Çubukçu, Gülseren Engin, Sultan Su Esen, Ahmet Günbaş, Kemal Gündüzalp, Burhan Günel, Necati Güngör,İnci Gürbüzatik, Ziya Gürel, M. Arslan Güven, Ufuk Karakoç, Eray Karınca, M. Sadık Kırımlı, Prof. Dr. Onur Bilge Kula, Ahmet Zeki Muslu, Etem Oruç, Mucize Özünal, Adnan Polat, Prof. Dr. Sedat Sever, Dinçer Sezgin, Nevzat S. Sezgin, Hülya Soyşekerci, Aydın Şimşek, Yrd. Doç. Dr. Ragıp Taranç, Zübeyde S. Turan, Oğuz Tümbaş, Tuncer Uçarol, Zehra Ünüvar, Mustafa Veli, Mavisel Yener, M. Kemal Yılmaz, Nilay Yılmaz, Yunus Bekir Yurdakul ve Muzaffer İzgü.
Öykü ve Şiir Günleri'nde ayrıca "Türkülerle Öykü'ye ve Şiir'e Yolculuk" bölümünde Ufuk Karakoç'un müzik dinletisi de yer aldı. Etkinliğin son gününde, Öykü ve Şiir Günleri'ne katılan edebiyatçılar, tarihi ve turistik mekanlar olan Priene, Milet ve Didim'i ziyaret etti.>>>
'Turan, izlenimci bir yazar'
ARİF DAMAR
______________________________________________
2006 yılı Eylül ayı ve bu ayı da kapsayan şiire yer veren edebiyat dergilerinden: Akatalpa, Berfin Bahar, Deniz Suyu Kâsesi, Dize, Esmer, Evrensel Kültür, Hayâl, Kitaplık, Lâcivert, Memleket Edebiyat, Merdiven Şiir, Sözcükler, Şiirce, Şiiri Özlüyorum, Yasakmeyve, Tan Edebiyat, Tavır, Varlık, Yazılı Kaya ve Yedi İklim'de yayımlanan şiirleri okudum, inceledim.
Ve Güven Turan 'ın, Yazılı Kaya dergisinde çıkan "Temmuz" adlı şiirini Ayın Şiiri olarak değerlendirdim... >>>
Gelecek Yıl İlkbahar Yokmuş
küçük iskender
______________________________________________
Yüzünü bir kedi tırmalayacak ona deli deme sakın
Sonra trenin önüne bir oğlan atlayacak
Zayıf, uzun bacaklı, çetrefil, kendine kahraman
Raylarda kırmızı şarap şişeleri patlamışçasına
Bu gece yağmur yağacak ona dur deme sakın
Su yaramazdır, toprağın yorgunluğundan ne anlayacak
İçini sürüklediğin bu korkunç mermi yuvasında
En büyük dansa kalkmaya hazır ağır dallarınla
Ninnilerle değil, vedalarla uyut kendini
Dışarıdaki cemre sana düşmez uyma hayata
Bu gece herkesin hafızası silinecek itinayla
Buna kader deme sakın
Zaten üç beş kişiyiz gürültümüz tuhaflığımızdan
Sevişsek içkiler bitiyor sandık
Ağlaşsak hüzünler harfiyen sıradan
Hangimiz hainiz hangimiz hırpalandık
Hangimiz kuvvetli yalnızlıklarıyla böyle olağan
Sonra trenin önüne bir oğlan atlayacak
Zayıf, uzun bacaklı, çetrefil, kendine kahraman
Bu gece kökler yeryüzüne yürüyecek neden deme sakın
Acı arsızdır, bedenin direncinden ne anlayacak
<Kitap-lık, Sayı: 98 Ekim 2006>
"Felaketlerin formüllerini bilmiyorduk"
Lale Müldür
______________________________________________
Ahmet Güntan: Ben senin şiirinin en yakın tanıklarından olduğum için, kendi soracağım soruların güncelliğinden şüphe duydum, tanıdığım genç şairlere rica ettim, onların sana sormak istedikleri birer soruyu yanımda getirdim. Yine de benim bir sorumla başlayalım. Ne zaman senin söylediğin anlamlı bir sözden çok etkilenmiş bir insan görsem şunu düşünürüm: keşke arkasından gelen kahkahayı da duyabilseydin, o zaman Lale Müldür'ü daha iyi anlardın.(...) >>>
Barış Koyun Çocukların Adını
Oyunu sever bütün çocuklar
birdirbir, uzun eşek, körebe
bu yüzden anlamı aynıdır, değişmez
oyun sözcüğünün halkların dilinde
(Oyun koyun çocukların adını)
Savaşa karşıdır bütün çocuklar
kışın: kar altında her sabah
tükenip erise de solgun nefesi
yazın: göğsü sırmalı fabrikalarda
çarkları döndürse de yoksul alevi
savaşa karşıdır bütün çocuklar
nice ölümlerden geçmişlerdir
nice rüzgarlar içmişlerdir
gelincik tarlası çocuklar
(Emek koyun çocukların adını) >>>
Sümerolog Çığ 'halkı kin ve düşmanlığa sevk ettiği' iddiasıyla yargılanıyor: 'Tarih'e dava açtılar
HİLAL KÖSE
______________________________________________
______________________________________________
Herkesin sorumluluk taşıması gerektiğini vurgulayan Çığ, ''Atatürkçüyüm demekle olmaz. Bu yaşta nereye çağırırlarsa gidiyorum. Tedavi için yaranın ne olduğunun öğrenilmesi şart'' diyor. Eskiden töre cinayetinin de bu kadar olmadığını dile getiren Çığ, şöyle devam ediyor: ''Son zamanlarda dincilik gittikçe arttı. Namus kisvesi altında erkekler dilediklerini yapacaklar, insanlığın namusu kadının üzerinde. Olur mu böyle şey?''
***
Dünyaca ünlü Sümerolog Muazzez İlmiye Çığ , ''Vatandaşlık Tepkilerim'' adlı kitabında türbanı eleştirdiği için ''halkı kin ve düşmanlığa tahrik ve aşağılama'' suçlarından yargılanıyor. Sümer tabletlerinden çözdüğü bilgiler nedeniyle mahkemelik olan 93 yaşındaki Çığ, dinci istismarın çoğalmasıyla namus cinayetlerinin de arttığına dikkat çekiyor.
Beyoğlu Cumhuriyet Savcılığı, İstanbul Üniversitesi'nin fahri doktorluk unvanı verdiği Çığ ile Analiz Yayıncılık'ın Sorumlu Müdürü İsmet Öğütücü 'nün TCY'nin 216/2 ve 218. maddeleri gereğince 9 aydan 1.5 yıla kadar hapisle cezalandırılmalarını talep ediyor. Türban geleneğinin Sümerler'deki uygulanışını anlatmasında suç unsuru olduğu ileri sürülen Çığ, hakkında böyle bir dava açılmasına şaşırdığını ifade ediyor. >>>
Bir An Önce Yazılması Gereken Şiirler
Mehmet Erte
______________________________________________
II
Devremülk
Ağlayarak anasına satar kendini doğan bebek
Batan güneşin çekirdeğinde çığılamaz bir saat
El ele, om'zomuza ufkun karşısında dizildik
Bir manzaraya bakma hakkını satan
Pazarlamacılarla denizi seyrettik
"Dünya durdukça kullanım hakkı sizin!"
"Ne düşünüyorsunuz, gelin birlikte düşünelim."
"Ahmet beyler komşumuz oldu, Mehmet beyler olmayacak mı?"
"Nasip deme sonunda keşke dersin."
"Ne kadar alkışlarsanız Rabbim size o kadar versin!"
"Çok düşündün, ver kaşığı! sana nasibini göstereyim..."
"Kaşık kimin elindeyse nasip onun."
"Et aslanın, ot eşeğin..."
Aslanın karın ağrısını bahane ederek ot yediği,
Eşeğin et istediği devir bu mu- Selamünaleyküm.
<Kitap-lık, Sayı: 98 Ekim 2006>
Birincilik Adalar Festivali'nin
AYTEN MUTLU
______________________________________________
Adalar Belediyesi ile Edebiyatçılar Derneği'nin düzenlediği festivalde pek çok etkinlik yapılamadı
Özdemir Asaf 'ın dizelerini bilirsiniz: ''Bütün renkler aynı hızla kirleniyordu/birinciliği beyaza verdiler'' . Artık birinciliği kime ya da neye vereceğimizi şaşırdık. Politikacılarımıza mı, Türk dilindeki kirlenmeye mi, gençliğin ayakları havadaki yaşam anlayışına mı, edebiyat ortamındaki yozlaştırma çabalarına mı, kültür ve edebiyat festivallerindeki başıbozukluklara mı? >>>
Dirim
Fahri Güllüoğlu
______________________________________________
Tenimde ısırıklarla gezerdim yanık yamaçlara yankılı, hep bir zambağın aralıklarına doğru. Yeşil miydi kökten direten dişil anaforunda, sarı sapsarı diliyle deli bir gezegen mi? Kuleler kurardım, zamanaşırı, harfleri eğri, bükük alfabeyi ona diker iğneleriyle kanardım. Tekildi kule, bağımsız. Ona sorar sarılır, onunla sargılanır sorgulanırdım. Harfler bakışımsızdı, kendinden sökün, yıkılmak öncesi, kalıntıya teğet bir kamaşmaydı. Göz bulanık gözden ırak göz içinde. Kulem gök uzundu, zambak asmaya teğet. Asma filizlenir yapraklanır asma köprüler kurgular darağaçlarından ip kopartır filsiz ve fiilsiz o kadim intihargitmekölümü kuruturdu. Dişi filler çekilirdi bataklıklardan. Görmüyordum harfleri zambağımın kökü karanlık.
Karakutu
Fahri Güllüoğlu
______________________________________________
Uzun kıyının ufalanmış kayalığı. Perslerin savaştığı denizlerden öte lacivert eskil, buzul çağının devriği uzun sakallı uzun yüzlü adamlar beklerdin. Uzun sırtlı tek kişilik kayıklarıyla bir çağı kapatıp bilge, özsularıyla çözülüp gelsinler dilerdin. Eski denizin tarihini ufalar, ufkuna kırık taşlar dizerdin. Güneş böyle yeni, böyle kadim ve sır dökmüş, kıyına yakın, ekseninden kırılmış alevli saldırsın, isterdin. İstek bir zaaf değildi sende, karakutunun turuncusu ayinsiz manastırın yamacı, demir dilli uzak penceresiydin. Gezegenleri dinlerdin, kutupyıldızı sislense sen ıslığını sesler kendine bağlı kılardın bir takımyıldızını. Kutuplarda sıkışmış balıklar çıkardı kuytuluklarından. Esrik bir yarımada olgunlaşırdı esir düştüğün Sirenlerden.
<Kitap-lık, Sayı: 98 Ekim 2006>
Alaysama ve gerçeklik
ARİF DAMAR
Şiir yayımlayan edebiyat dergilerinden: Akatalpa, Andız, Berfin Bahar, Deniz Suyu Kâsesi, Dize, Evrensel Kültür, Hayal, İle, Kitap- lık, Lacivert, Mavi Dergi, Sözcükler, Şiiri Özlüyorum, Tavır, Tay, Ünlem, Yasakmeyve, Yazılıkaya ve Yedi İklim'in Temmuz ve Ağustos 2006 sayılarında yer alan şiirleri okudum, inceledim.
Ve Necmi Zekâ 'nın Yasakmeyve dergisinin Temmuz- Ağustos 21. sayısında yayımlanan üç şiirinden (birbirinden güzel) ''O Varsa Olayım Ben de'' adlı olanını Ayın Şiiri olarak değerlendirdim. Necmi Zekâ'nın şiir ya da başka bir konuda kitabı var mı? Bilmiyorum. Yalnız çok iyi İngilizcesi olduğunu biliyorum. Şiirlerini dergilerden izliyorum. Seçtiğim şiirinde dil yönünden uzaktan uzağa Metin Eloğlu 'nu çağrıştıran bir anlatımı olduğunu söyleyebilirim.
Yine de Metin'de olmayan başka bir gerçeklik barındırdığı görülüyor. Alaysamayı dozunda kullanıyor, ustalıkla. Kimi yazarlar (ilk aklıma gelen Ataol Behramoğlu ) son yıllarda yazılan şiirleri pek beğenmi- yor. Ben Ataol'un düşüncelerini paylaşamıyorum. Örneğin küçük İskender, Seyhan Erözçelik, Haydar Ergülen güzel şiir örnekleri veren şairlerimizden hemen aklıma gelenler.
Hele Haydar Ergülen'in düzyazıları bile şiirsel bir tat bırakıyor okuyanda. Bu yazıları okurken ''Yahu! Bu adam şiirlerini bol keseden böyle harcıyor!'' diye içimden geçiriyorum. Söylediğim gibi, Necmi Zekâ konusunda hiçbir bilgiye sahip değilim. Gazetemiz araştıracak, okurları kendisiyle ilgili bilgilendirecektir. Bana, yazdığı güzel şiirler için onu kutlamak kalıyor.
PORTRE
NECMİ ZEKÂ
Tam adı Necmi Ersin Zekâ olan yazar, Aytaç Antmen imzasını da kullandı. İstanbul Alman Lisesi'nden sonra Boğaziçi Üniversitesi'nde siyaset bilimi öğrenimi gördü. Yurtdışında yüksek lisans ve doktora çalışmaları yaptı. Yabancı dil öğretmenliği, çevirmenlik, reklamcılık yaptı, üniversitede araştırma görevlisi oldu. Zekâ'nın ilk şiiri 'Şehrin Dağlarında Üzüntü' 1978'de Semaver dergisinde yayımlandı. Şiir ve yazıları Sanat Olayı, Defter, Varlık, Argos dergilerinde yer aldı.
Şiir kitapları '20 Ş.'(1994), 'Roma'ya Varış'(1995), derleme, çeviri ve diğer türlerde kitapları arasında 'B. Almanya'da Alternatif Hareket'(1985), 'Postmodernizm'(1990) sayılabilir.
o varsa, olayım mı, ben de
bu ses, benden, bana mı, ayaksız
köprü, bu hayret
bas bas beyan, teklifsiz kahır,
biraz, eskinin tabiriyle
kadimliğe kavuşuk, en başından,
pek kol-kanatsız
bu bükük belli kâse ve kâsenin
fakr u zaruret gamı
yok mu, bir pay, nereye diye, so
ran, gözdeki takibe
var ya, yakan, yandıran, yüzül
meyen o derya-kap
tane tane, sıfat, var ya, kendini
cisim eylenen, kelepçe
aklımı, her nasılsa, derecek, bu
olmayan dal-uykular
***
artık bakmayayım, var da yoka,
dilim, damağım
vereyim... beni büsbütün, dilek
siz güne, çıkarsın
hayran, kapanayım, kayıtsız ku
yutsuz kalıp
usanayım, bu bir başımdan,
dirliğime tehdit
her bir fikrin, versin, kılayım,
olsun, kendimin
***
o bir çiçek yaratmış, hem baka kal
hem dağ-bayır, kırıverir ellerim
o bir saat yaratmış, hem peh
peh peh
dikenli, hem kalbimi gözeten
a çocuk, a cıvıl, a pek kurnaz,
kibar da...
o varsa...
Necmi ZEKÂ
Cumhuriyet 14.09.2006
İlle de derin dekolte
Modanın başkenti Paris'te 2007 yılının ilkbahar-yaz koleksiyonları görücüye çıkıyor. Sergilenen hazır giyim koleksiyonları arasında yer alan Cher Michel Klein'ın defilesinde önümüzdeki sezonun çok renkli geçeceğinin işaretleri vardı. Turuncu, mavi, eflatun gibi kolay kolay bir araya getirilmeyen tonları bile birlikte kullanan modacının, renk cümbüşü dışında vazgeçemediği bir şey daha var. O da tüm elbise ve bluzlarda geçerli olan derin dekolte kuralı! (AA)
Naim Tirali Öykü Ödülü Verildi
Bu yıl ilki verilen Naim Tirali öykü ödülü Onur Caymaz'a verildi. Selim İleri, İnci Aral, Necati Güngör, Ahmet Yıldız, Ethem Baran'dan oluşan seçici kurul, yazarın Sanki Yarın Nisan adlı öykü kitabına ödül verdi. 2005 yılı içinde yayınlanmış öykü kitaplarından seçilen ödül, bundan sonra da yayınlanmış öykü kitaplarına verilecek.
19-20-21 Temmuz günlerinde, Piraziz Belediyesi Kültür Sanat Festivali çerçevesinde Piraziz Belediyesi'nce düzenlenen ödül gelecek yıllarda Tirali'nin ailesiyle ortaklaşa yürütülecek. Festivalde, şairler, Abdülkadir Budak, Adnan Özer, İrfan Yıldız, Rifat Gürsoy, Salih Aydemir, Murat Aydın Doma, Ali Işık, Yılmaz Arslan, Murat Karacan, Osman Çakmakçı, Gökhan Akçiçek, Şinasi Tepe şiirlerini okudular.
Özellikle Şeydanur Gürsoy ve Umur Aykut Doma adlı çocukların Can Yücel'den ezbere okudukları şiirler izleyicileri duygulandırdı.
Naim Tirali evinde ziyaret edildi. Tarihi Hasanbey Konağı'nda yapılan ziyarette, Tirali'yle hatıra fotoğrafı çektirildi, edebiyat, tarih ve fındıktaki sorunlar üzerine konuşmalar yapıldı. Gelecek yıl, ödülün konakta yapılan bir törenle verilmesi kararlaştırıldı.
Ödül ilk olmanın bütün eksikliklerini içinde barındırıyordu ancak Karadeniz Bölgesi'nin bu en büyük yazarının adına bu bölgede verilen ödülün gelecek yıllarda daha da hazırlıklı ve geliştirilerek verilmesi kararlaştırıldı.
edebiyatelestiri
|